Ahmet İnsel: Totaliter zihniyet

Giderek sıklaşan Atatürk’e hakaret davaları, hiçbir hoşgörüsü olmayan, son derece bağnaz bir zihin dünyasının adım adım yerleştiğini gösteriyor


Ahmet İnsel
Radikal 2 -18.11.2007
Tarih kitabındaki Atatürk fotoğrafının üzerine renkli kalemle emzik, palyaço şapkası çizen, gözlerini boyayan bir liseli kız öğrenci hakkında kaymakamlık emriyle soruşturma başlatıldı. Olay, 10 Kasım’dan bir gün önce, Bodrum Turgutreis’de Hayırlı Sabancı Lisesi tarih dersinde geçti. Fotoğrafın boyandığını gören tarih öğretmeni, okul müdürüne kitabı vermiş ama müdür öğrencinin geçen yıl sınıfta kalmış olması nedeniyle psikolojik sorunları olduğunu ve özür dilemesini dikkate alarak, “öğrenciyi kazanmak için” hakkında bir işlem yapmamış. Bazı veliler, lise müdürünün bu olgun davranışını öğrenince, yememiş içmemişler, durumu kaymakamlığa iletmişler. Kaymakam Abdullah Kalkan, “Bu kabul edilebilir bir durum değil; gerekli yasal işlem hemen başlayacak” buyurmuş. Yasal işlem, genç kıza Atatürk’e hakaretten dava açmak, lise müdürüne de görevi ihmalden soruşturma başlatmak olsa gerek.


Münferit bir olaydır denip dudak bükülecek, işgüzarlık yapmışlar denip omuz silkelenilecek bir vaka değil bu. Küçük ama tam da bu nedenle bir o kadar önemli. Giderek sıklaşan Atatürk’e hakaret davaları, hiçbir hoşgörüsü olmayan, son derece bağnaz bir zihin dünyasının adım adım yerleştiğini gösteriyor. Bir lise öğrencisinin, büyüklerine başkaldırıyı, hiçbir şiddet yöntemine, hatta dışarıya yönelik bir gösteri eylemine çevirmeden, ironi biçiminde ifade etmesine karşı soruşturma açan bir zihniyet ortalığa egemen. Sadece bir partiye, devlet yöneticilerine vs. ait olduğu iddia edilemeyecek yaygınlıkta, bir kısım velinin başını çektiği, yani sivil toplumda da gelişip güçlenen bir totaliter zihniyet söz konusu ve en tehlikeli olanı da bu.


İpek Çalışlar’a karşı, Latife Hanım adlı kitabında, Topal Osman’ın kuşattığı Çankaya Köşkü’nden çarşafa bürünerek kaçtığını anlattığı için, bir vatandaşın ihbarı üzerine geçen yıl Atatürk’e hakaret davası açılmıştı. Çalışlar beraat etti ama savcı davayı açmamazlık edemedi. Buna karşılık, 2006 Kasım ayında, Erenköy’den Gebze’ye gitmek üzere banliyö trenine binen bir yurttaş, yanındaki arkadaşlarıyla konuşurken Atatürk’e hakaret ettiği gerekçesiyle vagondaki güvenlik görevlisi tarafından uyarıldı. Ardından güvenlik görevlisi “zanlıyı” Bostancı’da trenden indirip istasyona gelen polis ekibine teslim etti. Savcılık tarafından tutuklanması için nöbetçi mahkemeye çıkarılan Osman Ergün, “Atatürk’e hakaret” suçundan tutuklandı. Ne dediğini ve davanın kaderini basın yazmadı.


Benzer bir dava, bu kez Fatsa AKP İl Başkanı hakkında açıldı. Atatürk anıtına çelenk konurken sakız çiğnediğini iddia eden bir subayın ihbarı üzerine tutuklandı, sonra kefaletle serbest bırakıldı ve hakkında Atatürk’e hakaretten dava açıldı. Dikkat edin lütfen. Sakız çiğnedi iddiasına binaen yapılan bir tutuklama söz konusu. Ceza hukukçuları, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun tutukluluğa neden olacak koşulları çok açık belirlediğini, saygısızlık ve nezaketsizliğin suç olmadığını, bu durumda tutuklama kararı vermenin mümkün olmadığını söylüyorlar. Bu haksız tutuklama nedeniyle mağdurun devletten tazminat alma hakkının doğduğunu da. Ama mahkemeler cayır cayır tutuklama kararları vermekten geri kalmıyor.

Daha bitmedi

Gene 2006’da, bu kez Aralık ayında, bir ilköğretim müfettişi, “öğretmenler yıllardır derslerde Atatürk’ün herkesi kurtardığını anlatıyor. Sizin yere göğe sığdıramadığınız Atatürk beni kurtarmadı. Ben 55 yaşındayım. Ben doğmadan 20 yıl önce ölen birisi beni nasıl kurtarır?” dediği gerekçesiyle yargılandı. Atatürk’ün manevi şahsına hakaret suçundan 10 ay hapis cezası aldı. Cezası ertelendi. Müffetişin söyledikleri bir geyik muhabbeti seviyesini aşmıyordu ama Eğitim-İş Sendikası görev başındaydı.

“Kemalizm ilerlemeden çok gerilemeye tekabül eder”, “Cumhuriyetin bizi ortaçağdan kurtardığı söyleniyor, bu tartışılır” ve “Avrupalılar ileride ‘Neden her yerde Atatürk’ün fotoğrafları var, heykelleri var’ diye soracaklar” dediği için, profesör Atilla Yayla hakkında Atatürk’e hakaretten dava açıldı. Dava devam ediyor.

Bir de, 2007 Eylül ayında varlığını basından öğrendiğimiz, 30 Nisan 2007’de Gaziantep Güzelvadi İlköğretim Okulu bahçesindeki Atatürk büstünün üzerine şekiller çizdikleri ve boyadıkları için 20 öğrencinin gözaltına alındığı ve yaşları 13 ila 17 arasında olan altısı hakkında, Atatürk’e hakaret ve bölücü propaganda suçundan açılan dava var.

Bu saydığım örnekler dışında, Atatürk’e hakaret suçundan açılıp halen devam eden veya kesinleşmiş hapis cezalarının infazı beklenen başka davalar da var. Bunların bir kısmı, 1951 yılında yürürlüğe giren Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkındaki Kanunun kapsamına gerçekten giriyor. Ama sadece bir kısmı. Avukat Fikret İlkiz’in belirttiği gibi, yasa Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret etmeyi, tahkir ve tezyif etmeyi suç olarak tanımlayıp hapis cezası öngörüyor. Ama suçun bizzat Atatürk’e hakaret kastıyla işlenmesi gerekiyor. Atatürk anıtına çelenk konurken sakız çiğnemek, “Atatürk beni nasıl kurtarabilirdi” diye ortaya laf atmak, baskıcı otorite ile en büyük hesaplaşmanın yaşandığı ergenlik döneminde Atatürk’ün resmini karikatürleştirmek, belki okul bahçesindeki büstü boyamak, “neden bu kadar fazla Atatürk heykeli var” sorusunu sormak, Atatürk’ün manevi şahsına hakaret olarak algılanabiliyorsa eğer, özellikle ergenlik yaşındaki çocukların ister istemez baskıcı otorite ile özdeşleştirecekleri simgeye karşı yaramaz girişimlerde bulunmaları, onlara karşı makbul vatandaşların harekete geçmesini ve ardından devlet şiddetini eğer tetikliyorsa, o zaman dinsel boyutlar kazanmış bir tabunun egemenliğinin hüküm sürdüğünü kabul etmek gerekir. İslam peygamberi hakkında yapılan çirkin karikatürlere karşı ölüm fetvaları veren Müslümanların tavrıyla, Atatürk düşünce sisteminin kutsallarına düşün dünyalarını teslim edenler arasında, nitel bir fark kalmamış demektir. Biri ölüm cezası veriyor diğeri daha medeni cezalar öngörüyor ama ikisi de dogmatik ve totaliter bir zihin dünyasında buluşuyor.

Hafriyat Sanat Grubu’nun “Allah Korkusu” başlıklı sergisini fanatik Müslümanların saldırısından korumak için gelen polislerin ihbarıyla, sergide yer alan üç fotoğraf için savcılık Atatürk’e hakaretten inceleme başlattı. Şimdi sözü, Hakan Akçura’nın “Sureti Silinmiş Atatürk” afişini [Sanırım yanlış bilgilenmiş afişimin ismi konusunda ki bu hatayı resimaltında da tekrarlıyor İnsel… H.A.] neyi ifade etmek için tasarladığını anlattığı savcılık ifadesine bırakabiliriz: “Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi ideolojisi olan Kemalizm’de ve paradoksal olarak devletin, ordunun ve takipçilerinin siyasal İslam’a karşı çıkışında, Atatürk peygamber gibi anılıyor. Afişim, bu çelişkinin dışavurumudur. Birbirine karşı görünen radikal İslamcı ve antidemokratik Kemalistler aynı tapınma biçimiyle davranıyor”.

Nadir Nadi, bundan bir çeyrek yüzyıl önce, 12 Eylül rejiminin yaptıkları karşısında, “Ben Atatürkçü değilim” diyordu. Nadir Nadi’nin Atatürkçülüğünden şüphe etmeyenler, bugün geldiğimiz aşamada acaba ne düşünüyorlardır?
Kemalizm bir ibadet biçimidir (Murat Belge’den)” – Hakan Akçura – 2007

This entry was posted in art by omosis. Bookmark the permalink.

About omosis

Selected exhibitions, activities: 2013 Artist presentation: "Being in Sweden, being an immigrant, being an artist", Adaevi, Museum of the Princes' Islands, İstanbul, Turkey "Yersiz: Kader Birliği", Mardin, Kızıltepe, Turkey “Ja jag vill leva jag vill dö”, Tegen 2, Stockholm "Vilken tur! Himlen omfamnar oss!" / "What luck! The sky embraces us!" / "Ne şans! Gökyüzü hepimizi sarıyor!" Photography Exhibition, Ideas and Innovation Fair, Stockholm "Milat" Exhibition for Hrant, Getronagan Lisesi'nden Yetişenler Derneği, Harbiye / Rumeli Han C blok 6.Kat - Beyoğlu, İstanbul 2012 Migration Connections Project 2012 Exhibition, Museum of the Princes' Islands, İstanbul, Turkey Edinburgh Middle Eastern Film Festival, Filmhouse, Edinburgh, Scotland, UK Artist Talking and Screening, Agent Ria, Still Gallery, Edinburgh, Scotland, UK 2011 Ars retorica, Hall the university library of Paris 8 – Saint Denis, France The Exhibition on the 20th Anniversary of the Human Rights Foundation of Turkey: Where Fire Has Struck, DEPO Istanbul, Turkey 2010 PAI 2010-2011 in Thebes, Conference Center of Thebes, Greece International Media Arts Festival Videfesta’10: Archive Fever, Goethe Institute, Ankara, Turkey Temps D'Images Portugal 2010 Festival Film Award for Films on Art section "From childhood to police station" Exhibition, Free Expantion Platform, Istanbul, Turkey HEP Iran screening, Sazmanab Project, Tehran, Iran AthensArt 2010 contemporary art exhibition, Athens, Greece PAI 2010 contemporary art exhibition, Samothrace, Greece "Thistles of Sazak" screening and exhibition, 7th Karaburun Festival, Izmir, Turkey Distance Festival, London, UK "Artist Cinema", Art Beijing, China Over trubled water, Tegen 2, Stockholm, Sweden Ankara International Film Festival, "Video: Spaces of Memory", Ankara, Turkey Direct Channell, Canakkale' Turkey !F Istanbul Film Festival 2010 online program: See it yourself (This village)' Istanbul, Turkey HEP Screening, AFA Beijing, China Tornavideo, Tamirhane, Ankara, Turkey 2009 “Projected Visions: 35 years of Turkish video art” exhibition Meeting Europe - Istanbul, Wacken Exhibition Centre, Strasbourg, France HEP (Human Emotion Project) Screening, AFA @ Portuguese Bookshop Gallery, Macau, China co-exhibition "Dirty Story", BM Suma, Istanbul, Turkey HEP (Human Emotion Project) Screening, Caldas-da-Rainha, Portugal HEP Screening, Berlin, Germany "Thistles of Sazak", art performance, Karaburun, Izmir, Turkey "Istanbul-Off-Spaces" co-exhibition, Kunstraum Kreuzberg/Bethanien, Berlin, Germany co-exhibition "Interzone:Nation", Gallery Galzenica, Zagreb, Croatia HEP Screening, LaSala in Cigunuela, Spain HEP screening, Melbourne, Australia "Varning för klämrisk", Solo Exhibition, Tegen 2, Stockholm, Sweden to Ankara International Film Festival, Ankara, Turkey 2008 1st Int. Roaming Biennial of Tehran, Berlin, Germany "Hög på Golvet" group exhibition at Tegen 2, Stockholm, Sweden 1st Int. Roaming Biennial of Tehran, Istanbul, Turkey International Mail Art Project 2008, Conceptual Continuity Supermarket 2008 Art Fair with Tegen 2, Stockholm, Sweden 2007 "Fear of god" co-exhibition, Hafriyat Karakoy, Istanbul, Turkey "Bodrum Film Festival", Bodrum, Mugla, Turkey "Jag, min husses hund" group exhibition, Tegen 2, Stockholm, Sweden "Nightcomers" project in the 10th Biennial of Istanbul, Istanbul, Turkey Scope NYC [PAM], Scope Art Fair, Lincoln Center, New York, USA 2006 co-exhibition "Labyrint" in Botkyrka Konsthall, Stockholm, Sweden Artist's "Sann dialog" ("Real dialogue") contemporary art activity has been started. Stockholm, Sweden Artist sent his videoperformance named as "Öppet brev till Migrationsverket" to Migrationsverket ("Open letter to Sweden Migration Board") 51', Stockholm, Sweden 2004 Artist given his art-object named as "För uppehållsstillstånd" to Migrationsverket ("For residence permission"), Istanbul, Turkey co-exhibition "Bridge from east to west", BBK Karlsruhe, Germany 2003 co-exhibition of AIAP "Hal/iç" with work name the "Difficult sleep". Kadir Has University, Istanbul, Turkey 2002 co-exhibition "Arts Plastiques" in METU Spring Festival at METU Congre Center, Ankara, Turkey co-exhibition "A travel into life" at Kargart, Istanbul, Turkey 2001 "Sometimes when I'm high, I watch TV", video performance screening, Dulcinea, Istanbul, Turkey Artist's "Solitudo" contemporary art activity has been started. A solo contemporary art exhibition with 210 participants: I want my mirrors. Dulcinea Istanbul, Turkey 2000 co-exhibition "Veritas Omnia Vincit", Istanbul, Turkey Artist's "I want my mirrors" contemporary art activity has been started, Istanbul, Turkey 1999 "2th Interbalcanic Symposium of Visual Arts" and co-exhibition, Samotrache/Greece 1998 "...self", solo exhibition. Dulcinea, Istanbul, Turkey co-exhibition "The Other", Istanbul, Turkey 1996 "Citypaintings", solo exhibition. Habitat II/NGO Forum '96 art activities, Istanbul, Turkey Publication of book of poems: "Limpin Bird" (Aksak Kus) (168 page, 81 poem, 81 picture), Istanbul, Turkey 1995 Fourth Biennial of Istanbul, Istanbul, Turkey co-exhibition "Young Activity/Borders and Beyong", Istanbul, Turkey 1991 Short film maker and director, ("Everything is as it is", 24', 16 mm. Included in TRT's "Young Cinematographers" programme), Istanbul, Turkey

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s