"Ülkede korkudan çok paradoksal bir biçimde, cinnet ve kayıtsızlığın birlikte, elele yaygınlaştığını düşünüyorum."

Evrensel Kültür dergisinin ekim sayısı çıktı. Derginin ‘Çözülen Teyel, Kamplaşan Ülke’ başlıklı dosyasında Kürtlere ve Alevilere karşı düğmeye basılmış gibi hemen uyanıveren nefretin toplumsal ve tarihsel kökleri nerelere dayandığını tartışıyor. Dosyada, Yücel Demirer, Yusuf Karataş, Hakan Akçura ve Ahmet Tulgar’ın yazıları yer alıyor.

Dergide yeralan röportajımı Open Flux’a da taşıyorum. Bana sorulan sorulara cevaplarımı 18 Eylül 2012’de göndermişim:

2010 yılında bir linç haritası hazırladınız. Bu haritada yoğunlaşmaların nerelerde olduğunu, lincin başlıca saiklerinin neler olduğunu, yani lince uğrayanların hangi özellikleriyle ve yönleriyle buna maruz kaldıklarıni anlatabilir misiniz?

Tam adı “Türkiye linç yapılmış ya da linçe kalkışılmış mülki idare bölümleri haritası” olan çalışmamı ilk kez 17 Ocak 2010 tarihinde yayınlanmak üzere Birgün Gazetesi için ürettim. Yayınlanan ilk başlığı “Az kaldı!” idi. O günlerde artan biçimde yaygınlık gösteren linç girişimleri, beni, bu çalışmam için gereken uzun süreli bir araştırmaya yöneltti. Sivas Katliamı öncesinden 2010’a kadar gerçekleşen linçleri ve girişimleri, internet üzerinden, haber taramasıyla listelemeye çalıştım. Haftalarca uğraştım. 200’ü aşkın olayı listeledim. Bunların çoğunluğu, ırkçı, etnik, homofobik, siyasal nefretle kalkışılan linçlerdi. Yanlış hatırlamıyorsam 32 il dışında tüm ülkeyi kaplayan bir yaygınlıkla karşılaşınca da çalışmamın görsel karşılığı netleşti: Linç kanıyla ala boyanmış ülke ve o ülkenin giderek tümü görünür hale gelen bayrağı.
Listede sıklıkla linç girişiminin yaşandığı üç il arkalarından gelenlere fark atıyordu; İstanbul, Sakarya ve İzmir.

Sonra bu haritayı yine 2010’da, ilkinden 8 ay sonra güncellediniz. Sanırım 29 vaka daha girdi haritaya. Ardından geçenlerde üçüncü kez, yaklaşık iki yıl sonra, yeni 50 vakayı da katarak yenilediniz. Ve görülüyor ki hattı linçden değil de sathı linç’ten söz edilebilir artık. Memleketin boyanmamış yerleri azalmış. Bu artışı neye bağlıyorsunuz.

Haritayı ilkinden 8 ay sonra aradaki 29 yeni linç girişimi ile yenilediğimde bu kez “Daha da az kaldı” ismiyle blogum Open Flux’ta yayınladım. Blogdaki son yenilememin başlığı ise “Bitmek üzere”. Bu harita aynı zamanda 20 yıllık bir dökümü içeriyor. Umarım bir gün, “Bitti!” demek zorunda olmam.

Sorunuza dönersem, bu artışı neye bağlıyorum? Çok özetle, 40 yıldır ülkede süren savaşa, bu savaştan beslenenlerin iktidarlarına, her daim, her araç ve yöntemle yaygınlaştırılan milliyetçi, ırkçı siyasi propagandaya, tüm bunlara karşı güçlü, kitlesel, alternatif bir kültür, hareket üretilememesine…

Linç, hedef gösterme, pusu kurma, ihbar kültürü çok derin ve yaygın bir ülke Türkiye. Onca soykırım, katliam, tehcir, savaşın ülkesi… Bu geçmişiyle, farklı kurucu ortak uluslarıyla bu büyük suçlara ortak geçmişiyle gerçekten yüzleşmezse, yepyeni bir ortak yaşam kültürünü tüm bileşenleriyle yaratmazsa ülkenin bu varoluşu sürecek. Korkarım.

Her linç eyleminde siyasi kadroların bir ön demeci, bir medya yönlendirmesi gibi bir şey oluyor mu? Yoksa linç yapan kesimler kendi kendilerine durumdan vazife mi çıkarıyorlar.

Kitleler üzerinde etkin, medyaya hakim, yolgösterici, sözü dinlenir mevkilerin aslında her kelimeyi sorumlulukla sarfetmesi gereken insanlar, kurumların hedef gösterdiği, nefreti, milliyetçiliği palazlandırdığı her uğrak, gözü kara kalabalıklar için linci meşrulaştırıyor. Bu her gerçek demokraside affedilmez bir suç. Yakın zamanda bu korkunç suçu hem Başbakan, hem de İçişleri Bakanı işledi. Ne yazık ki daha da işleneceğe benzer.

Elbette ki bu uğraklar, linç girişimlerinin yaygınlaşmasına neden oldu. Dikkatli gözler bunu listemin kronolojisinde zaten farkedecektir.

Son zamanlarda Alevilerin evlerinin işaretlenmesi, Kürt işçilerin çalışmak için geldikleri Batı bölgelerinden gitmesi isteğiyle yaratılan gerginlikler de artış var. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?

AKP iktidarının, birçoğunun gözünde MHP tabanına yönelik uzun erimli planları uğruna, bence kürt sorununu çözmekte basireti bağlanmasına koşut olarak milliyetçi dozu çok artan siyasal politikası, nefret suçlarını besliyor. Süren savaşın, ölesiye şımarık niteliği, asker ve gerilla ölümlerini yarıştıran hakim söylem, toplumun tüm kesimlerinde ırkçılığı palazlandırıyor. İdris Naim Şahin’in neredeyse tüm demokratik toplumsal muhalefeti zihnindeki PKK ile örtüştüren üslubu ve sınırsız saldırganlığı, ülkenin her başkaldıran bireyini ve ülkenin batısında yaşayan tek tek her kürdü, ırkçı, bağnaz kalabalıklar için hedef haline getiriyor. Durum vahim!

Suriye ile gerginliği artırıcı politikalar Hatay ve civarındaki illeri de patlamaya hazır bir bomba haline getirdi. O bombalardan biri Gaziantep’te patladı zaten. Hataylılar ise her an bir şey olacağı kaygısıyla yaşıyor. Korku ortamı sosyal çatışmaları besler mi? Ne tür bir korkudur bu?

Biraz önce “ölesiye şımarık bir hal alan savaştan” sözettim. Artık neredeyse her bombalamanın, katliamın ardında kimin olduğu hakkında beşli bahsin oynanabileceği, at izinin it izine karıştığı, olası her sorumlu silahlı yapılanmanın hızla benzeştiği bir ülkedeyiz. Bence Gaziantep bombalaması bu durumun altının kalınca çizdi. Ülkede korkudan çok paradoksal bir biçimde, cinnet ve kayıtsızlığın birlikte, elele yaygınlaştığını düşünüyorum.

40 yıldır bitmeyen savaşın bugünü, Ortadoğu’nun yeniden biçimlendiği bir döneme denk geldi. Bence uluslararası paylaşım güçlerinden biri haline gelen Türkiye devletinin, bu yeniden biçimlenme sürecinde, etkin olarak karar verici, olmazsa karar ortağı olmaya yeltendiği, bu uğurda neleri yapabileceğini çok pervasızca gösterdiği tehlikeli bir dönem. Bu tehlikeli bu uğrakta, eli kanlı bir diktatörün yanında olmayı devrimci dayanışma zanneden kemalist ve/veya Baasçı aymazlar da, sunni bağnaz halk katili çapulcular da barış ve demokrasi güçlerinin seçimi elbette ki olamaz. Tam da bu yüzden, bu zamanlarda Türkiye’de yükseltilecek sonuç verici barış mücadelesinin önemi çok arttı.

Türkiye’de, sadece ülkede süren savaşın değil, aynı zamanda üç ülkede daha süren savaş ve çatışmaların tarafı olan PKK ile bağımlı bir ilişkisi olan BDP’yi saymazsak, bağımsız, yaygın bir barış ve demokrasi hareketi yok. Bugüne değin, 1 Eylül’de Roboski’den yola çıkan, 1300 kilometre yürüyerek Ankara’ya ulaşmayı hedefleyen vicdanı redci Halil Savda’nın kararından ve manifestosundan daha doğru, bağımsız, yalın, bu yüzden güçlü, bu topraklarda barışı isteyecek her insanla güçlü bağlar kurabilecek nitelikte bir çıkış gerçekleşmedi. Peki bu yürüyüş başlayınca ne oldu? Herkes suspus!

Ayaklarına kına yakan kürt analar, yerel inisyatifler dışından 15 gündür, 350 kilometredir güya bu ülkede barışı arzulayan, kitleleri yönlendirme, bu yürüyüşten haberdar etme gücüne sahip herkes bu yürüyüşe karartma uyguluyor. Buna rağmen bu yürüyüşün katılımcıları ve destekçileri tek tük de olsa artmaya başladı. Yaklaşık kırk gün daha yürünecek. Tam da doğru ile yanlışın, barış ile savaşın, samimiyet ile riyanın, köle ruhu ile bağımsız ruhun, dün ile özlenen yarının arasından… Ben bir barış eylemcisi sanatçıyım. Benim için her gün artan sayıda yeni asker ve gerilla genç bedenlerin düştüğü bugünlerde bu kanlı topraklarda bundan daha önemli bir şey yok. Derginiz bu yürüyüş sürerken mi çıkacak bilemiyorum ama ben tüm okurlarını Halil’in yanına çağırıyorum. Onun dediği gibi: Savaş kaderimiz değildir, olamaz! Bu savaşı durdurabiliriz, durdurmalıyız!

This entry was posted in barış yürüyüşü, halil savda, linç, linç girişimi, linç haritası, linç tehditi, linç teşebbüsü, sivas jkatliamı by omosis. Bookmark the permalink.

About omosis

Selected exhibitions, activities: 2013 Artist presentation: "Being in Sweden, being an immigrant, being an artist", Adaevi, Museum of the Princes' Islands, İstanbul, Turkey "Yersiz: Kader Birliği", Mardin, Kızıltepe, Turkey “Ja jag vill leva jag vill dö”, Tegen 2, Stockholm "Vilken tur! Himlen omfamnar oss!" / "What luck! The sky embraces us!" / "Ne şans! Gökyüzü hepimizi sarıyor!" Photography Exhibition, Ideas and Innovation Fair, Stockholm "Milat" Exhibition for Hrant, Getronagan Lisesi'nden Yetişenler Derneği, Harbiye / Rumeli Han C blok 6.Kat - Beyoğlu, İstanbul 2012 Migration Connections Project 2012 Exhibition, Museum of the Princes' Islands, İstanbul, Turkey Edinburgh Middle Eastern Film Festival, Filmhouse, Edinburgh, Scotland, UK Artist Talking and Screening, Agent Ria, Still Gallery, Edinburgh, Scotland, UK 2011 Ars retorica, Hall the university library of Paris 8 – Saint Denis, France The Exhibition on the 20th Anniversary of the Human Rights Foundation of Turkey: Where Fire Has Struck, DEPO Istanbul, Turkey 2010 PAI 2010-2011 in Thebes, Conference Center of Thebes, Greece International Media Arts Festival Videfesta’10: Archive Fever, Goethe Institute, Ankara, Turkey Temps D'Images Portugal 2010 Festival Film Award for Films on Art section "From childhood to police station" Exhibition, Free Expantion Platform, Istanbul, Turkey HEP Iran screening, Sazmanab Project, Tehran, Iran AthensArt 2010 contemporary art exhibition, Athens, Greece PAI 2010 contemporary art exhibition, Samothrace, Greece "Thistles of Sazak" screening and exhibition, 7th Karaburun Festival, Izmir, Turkey Distance Festival, London, UK "Artist Cinema", Art Beijing, China Over trubled water, Tegen 2, Stockholm, Sweden Ankara International Film Festival, "Video: Spaces of Memory", Ankara, Turkey Direct Channell, Canakkale' Turkey !F Istanbul Film Festival 2010 online program: See it yourself (This village)' Istanbul, Turkey HEP Screening, AFA Beijing, China Tornavideo, Tamirhane, Ankara, Turkey 2009 “Projected Visions: 35 years of Turkish video art” exhibition Meeting Europe - Istanbul, Wacken Exhibition Centre, Strasbourg, France HEP (Human Emotion Project) Screening, AFA @ Portuguese Bookshop Gallery, Macau, China co-exhibition "Dirty Story", BM Suma, Istanbul, Turkey HEP (Human Emotion Project) Screening, Caldas-da-Rainha, Portugal HEP Screening, Berlin, Germany "Thistles of Sazak", art performance, Karaburun, Izmir, Turkey "Istanbul-Off-Spaces" co-exhibition, Kunstraum Kreuzberg/Bethanien, Berlin, Germany co-exhibition "Interzone:Nation", Gallery Galzenica, Zagreb, Croatia HEP Screening, LaSala in Cigunuela, Spain HEP screening, Melbourne, Australia "Varning för klämrisk", Solo Exhibition, Tegen 2, Stockholm, Sweden to Ankara International Film Festival, Ankara, Turkey 2008 1st Int. Roaming Biennial of Tehran, Berlin, Germany "Hög på Golvet" group exhibition at Tegen 2, Stockholm, Sweden 1st Int. Roaming Biennial of Tehran, Istanbul, Turkey International Mail Art Project 2008, Conceptual Continuity Supermarket 2008 Art Fair with Tegen 2, Stockholm, Sweden 2007 "Fear of god" co-exhibition, Hafriyat Karakoy, Istanbul, Turkey "Bodrum Film Festival", Bodrum, Mugla, Turkey "Jag, min husses hund" group exhibition, Tegen 2, Stockholm, Sweden "Nightcomers" project in the 10th Biennial of Istanbul, Istanbul, Turkey Scope NYC [PAM], Scope Art Fair, Lincoln Center, New York, USA 2006 co-exhibition "Labyrint" in Botkyrka Konsthall, Stockholm, Sweden Artist's "Sann dialog" ("Real dialogue") contemporary art activity has been started. Stockholm, Sweden Artist sent his videoperformance named as "Öppet brev till Migrationsverket" to Migrationsverket ("Open letter to Sweden Migration Board") 51', Stockholm, Sweden 2004 Artist given his art-object named as "För uppehållsstillstånd" to Migrationsverket ("For residence permission"), Istanbul, Turkey co-exhibition "Bridge from east to west", BBK Karlsruhe, Germany 2003 co-exhibition of AIAP "Hal/iç" with work name the "Difficult sleep". Kadir Has University, Istanbul, Turkey 2002 co-exhibition "Arts Plastiques" in METU Spring Festival at METU Congre Center, Ankara, Turkey co-exhibition "A travel into life" at Kargart, Istanbul, Turkey 2001 "Sometimes when I'm high, I watch TV", video performance screening, Dulcinea, Istanbul, Turkey Artist's "Solitudo" contemporary art activity has been started. A solo contemporary art exhibition with 210 participants: I want my mirrors. Dulcinea Istanbul, Turkey 2000 co-exhibition "Veritas Omnia Vincit", Istanbul, Turkey Artist's "I want my mirrors" contemporary art activity has been started, Istanbul, Turkey 1999 "2th Interbalcanic Symposium of Visual Arts" and co-exhibition, Samotrache/Greece 1998 "...self", solo exhibition. Dulcinea, Istanbul, Turkey co-exhibition "The Other", Istanbul, Turkey 1996 "Citypaintings", solo exhibition. Habitat II/NGO Forum '96 art activities, Istanbul, Turkey Publication of book of poems: "Limpin Bird" (Aksak Kus) (168 page, 81 poem, 81 picture), Istanbul, Turkey 1995 Fourth Biennial of Istanbul, Istanbul, Turkey co-exhibition "Young Activity/Borders and Beyong", Istanbul, Turkey 1991 Short film maker and director, ("Everything is as it is", 24', 16 mm. Included in TRT's "Young Cinematographers" programme), Istanbul, Turkey

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s